Blog
    13 Ağustos 2026

    Dijital Ajans Seçerken Nelere Bakmalı

    Talx Media13.08.2026
    Dijital Ajans Seçerken Nelere Bakmalı

    Dijital ajans seçimi, çoğu işletmenin birkaç yılda bir verdiği ve karşılaştırma ölçütü olmadığı için genellikle fiyata indirgediği bir karardır. Oysa iki teklif arasındaki farkın büyük kısmı fiyattan değil, kapsamdan gelir; aynı rakama bakıp farklı şeyler satın alırsınız.

    Doğru ajansı nasıl seçerim?

    Üç şeye bakın: daha önce sizinkine benzer ölçekte iş yapmışlar mı, teklifin kapsamı yazılı ve ayrıntılı mı, teslim sonrası ne olacağı belirli mi. Portfolyonun güzelliği tek başına ölçüt değildir; önemli olan o işlerin sizinkine benzer bir ihtiyaçtan doğmuş olması ve sürecin nasıl yürüdüğüdür.

    Teklifleri karşılaştırmanın doğru yolu

    Toplam rakama bakmak yanıltır. Şu beş kalemi ayrı ayrı karşılaştırın:

    1. Tasarım. Özgün tasarım mı, hazır tema uyarlaması mı?
    2. Şablon sayısı. Sayfa sayısı değil, farklı sayfa tipi sayısı. Otuz ürün sayfası tek şablondur.
    3. Özel işlevler. Randevu, üyelik, ödeme, dış sistem entegrasyonu.
    4. İçerik. Metin ve görselleri kim üretiyor? Bu kalem çoğu tekliften eksiktir ve sonradan hem maliyet hem gecikme olarak geri döner.
    5. Teslim sonrası. Kaç ay destek, neleri kapsıyor, sonrasında ücret nedir?

    İki teklif arasında ciddi fark varsa sebebi neredeyse her zaman bu beş kalemden birindedir.

    Sözleşmede mutlaka olması gerekenler

    • Alan adı ve barındırma kimin hesabında olacak. Alan adı her koşulda işletmenin kendi hesabında olmalı.
    • Teslim edilecek dosyalar. Kaynak dosyalar devredilecek mi, yoksa lisanslanacak mı? İkisi de kabul edilebilir, ama baştan yazılmalı.
    • Revizyon sayısı ve aşaması. Tasarım aşamasındaki değişiklik ucuzdur; geliştirme başladıktan sonra aynı değişiklik pahalıdır.
    • Takvim ve gecikme koşulları. İçerik geç teslim edilirse takvimin ne olacağı da yazılmalı; gecikmelerin çoğu bu yüzden yaşanır.
    • Teslim sonrası destek süresi ve kapsamı.

    Sorulması gereken sorular

    • Projede kim çalışacak, iletişim noktam kim olacak?
    • Site yayına girdikten sonra içeriği ben güncelleyebilecek miyim?
    • Benzer ölçekte tamamladığınız bir işi referansıyla gösterebilir misiniz?
    • Proje ortasında kapsam değişirse süreç nasıl işliyor?
    • Ödeme planı hangi aşamalara bağlı?

    Son sorunun cevabı çok şey anlatır: ödemenin tamamını peşin isteyen veya hiçbir ara teslimata bağlamayan bir yapı, iki taraf için de sağlıklı değildir.

    Uzak durulması gereken vaatler

    "Google'da birinci sıra garantisi." Hiçbir ajans bunu garanti edemez; sıralamayı belirleyen arama motorudur. Garanti veren ya bilmiyordur ya da anlamsız bir aramada birinci çıkarıp size fatura kesecektir.

    "Sınırsız revizyon." Gerçekçi değildir ve projeyi süresiz uzatır. Sağlıklı olan, aşama başına belirli sayıda revizyondur.

    Piyasanın çok altında fiyat. Bir yerden kısılıyordur: hazır tema, içerik sizden, destek yok veya kaynak dosya verilmiyor. Sorun ucuz olması değil, neyin çıkarıldığının söylenmemesidir.

    Referans vermekten kaçınma. Tamamlanmış işlerini gösteremeyen bir ajansla ilk işi siz olmak istemezsiniz.

    Süreç sağlıklıysa nasıl görünür

    İyi yürüyen bir projede şu adımlar bellidir: ihtiyaç görüşmesi, kapsam ve takvim yazısı, içerik toplama, tasarım onayı, geliştirme, test, yayın, teslim ve eğitim. Her aşamanın bir çıktısı ve onayı vardır.

    Bu adımlar tanımlı değilse proje "arada bir mesajlaşma" hâline gelir; en sık yaşanan sonuç da tarafların farklı şeyler beklemesidir.

    Serbest çalışan mı, ajans mı

    İkisi farklı ihtiyaçlara uygun ve biri diğerinden üstün değil.

    Serbest çalışan tek bir alanda derinleşmiş işlerde ve dar bütçelerde avantajlıdır: bir tasarım, bir düzeltme, bir entegrasyon. Karşılığında tek kişiye bağımlısınızdır; hastalanması veya işi bırakması projeyi durdurur.

    Ajans birden çok disiplin gerektiren işlerde (tasarım + yazılım + içerik + pazarlama) ve sürekliliğin önemli olduğu ilişkilerde avantajlıdır. Karşılığında maliyet daha yüksektir ve küçük işlerde hantal kalabilir.

    Pratik ayrım şu: iş bittiğinde ilişki de bitiyorsa serbest çalışan yeterli olabilir. Site yayına girdikten sonra da birinin bakması gerekiyorsa ajans daha uygundur.

    Bütçe konuşmasını erken yapın

    Bütçe aralığını paylaşmak pazarlık gücünüzü zayıflatmaz; aksine zaman kazandırır. Aralığı bilen bir ajans size o aralıkta ne yapılabileceğini söyler, siz de gerçekçi olmayan bir teklifle vakit kaybetmezsiniz.

    Bütçe söylemeden alınan teklifler genelde iki uçta toplanır: ya kapsamı şişirilmiş ya da işi almak için kısılmış. İkisi de sağlıklı bir başlangıç değildir.

    Teslimden sonra ilişki nasıl yürümeli

    Projenin bitişi ilişkinin bitişi olmak zorunda değil, ama bu da baştan konuşulmalı. Üç model yaygındır:

    1. Teslim ve ayrılık. Site size teslim edilir, bakımı siz veya başka biri üstlenir. Kaynak dosya ve erişimlerin eksiksiz devri kritik hâle gelir.
    2. Aylık bakım. Güvenlik güncellemesi, yedekleme, küçük düzeltmeler. Kapsamın yazılı olması şart; "destek" kelimesi tek başına hiçbir şey ifade etmez.
    3. Sürekli çalışma. İçerik, reklam ve geliştirme dahil devam eden ilişki. Aylık raporlama ve hedef tanımı olmalı.

    Hangisini seçerseniz seçin, çıkış koşulunu baştan yazın: ilişki bittiğinde neyin nasıl devredileceği belli olsun.

    Sık sorulanlar

    Kaç ajanstan teklif almalıyım? Üç yeterli. Daha fazlası karşılaştırmayı kolaylaştırmaz, süreci uzatır.

    Portfolyodaki işler gerçekten onlara mı ait? Sorun ve referans isteyin. Tamamlanmış bir işin müşterisiyle kısa bir görüşme, teklifteki her satırdan daha çok şey anlatır.

    Ajans değiştirmek zor mu? Alan adı ve barındırma sizin hesabınızdaysa, kaynak dosyalar ve erişimler devredilebiliyorsa zor değildir. Bu koşullar sağlanmıyorsa zorluk teknik değil, pazarlık kaynaklıdır — bu yüzden ilk sözleşmede yazılı olması önemlidir.

    İlk görüşmede anlaşılabilecek şeyler

    Teklif gelmeden önce, ilk görüşmede de epey bilgi toplarsınız:

    • Dinliyorlar mı, sunum mu yapıyorlar? İhtiyacınızı sormadan paket anlatan bir taraf, projeyi de kendi kalıbına sokar.
    • Soru soruyorlar mı? İyi bir ajans hedef kitleyi, satış sürecini ve başarı ölçütünü sorar. Bunlar sorulmadan verilen teklif tahmine dayanır.
    • Anlaşılır konuşuyorlar mı? Teknik terimlerin arkasına saklanmak çoğu zaman kapsamı belirsiz bırakmanın yoludur. İyi bir ajans, yaptığı işi teknik bilgisi olmayan birine anlatabilir.
    • Olmaz diyebiliyorlar mı? Her isteğe "tabii yaparız" diyen taraf, ya kapsamı kavramamıştır ya da sonradan ek ücret çıkaracaktır.

    Bu dört gözlem, portfolyodan ve fiyattan daha çok şey söyler; çünkü proje boyunca yaşayacağınız iletişimin provasıdır.

    Karar verdikten sonra ilk hafta

    Anlaşma imzalandıktan sonraki ilk hafta, ilişkinin nasıl yürüyeceğini gösterir. Şunlar netleşmiş olmalı: iletişim noktanız kim, hangi kanaldan yazışacaksınız, ilk teslimat ne zaman ve sizden ne bekleniyor.

    Sizden beklenen kısım çoğu zaman içeriktir ve projeleri en çok geciktiren şey budur. Metin, görsel ve kurumsal bilgilerinizi ilk hafta içinde toplayıp teslim ederseniz, takvim büyük ölçüde öngörülebilir ilerler.

    Ekibimizi ve çalışma şeklimizi Hakkımızda sayfasından, tamamladığımız işleri Projeler sayfasından inceleyebilirsiniz.